Selamlar,
Evet not aldığım kağıdı kaybetmiş olabilirim ama sonuçta hafızaya atmıştım..
Öncelikle; Mervelerin oyunu hayırlısıyla bu cumartesi çıkıyor. Bundan böyle pazar günlerini Nora için kapattık. Sabahtan akşama, olmadı gecelere kadar...
Provalara artık eşofmanla gelelim ve ısınma yapalım dedik.
Bunlar özellikle üzerinde durulan mevzuulardı.
Kadıköy Theatron'da buluştuk, mekanı gördük. Büyük salon baya büyük, üstelik çok işlevsel. İki tane de neredeyse şişli'deki depo büyüklüğünde alanı olan çalışma/prova/atölye odası var. Bundan sonra çalışmalar çoğunlukla orada olacak gibi görünüyor.
Dekor üzerine konuştuk biraz. Oyunun tamamı tek bir salonda geçtiğinden orayı bir şekilde belirtmemiz gerektiğinde ortaklaştık. Bunun için zemini farklılaştırabiliriz. Saim, beyaz bir zemin olsun dedi. Salonun neredeyse 6'da 1'ini kaplayacak şekilde, ortada kalmış beyaz zeminli bir alan.. Böylece odaya girme/odadan çıkma/kapıyı çalma kolayca çözülebilir.
Mesela; Krogstad geliyor ve beyaz zeminin hemen yanında duruyor, o orada durduğunda aslında kapıyı da çalmış oluyor, Nora o tarafa doğru onu görmeden geliyor ve o da zeminin kenarına geldiği anda "siz miydiniz" diyor, yani kapıyı açmış oluyor. Gibi... Benim anladığım kadarıyla...
Saim der ki; arkada transparan bir tül olsun, Helmer'in odası da orada olsun, Rank, Linde, Krogstad da oyun alanının arkasında, tülün arkasından görünecek şekilde otursunlar kulis olmasın, sahnesi gelen kalksın, beyaz zemine girsin, bitince de gidip yine arkaya otursun. Hizmetçi/Anna Maria sürekli etrafı topluyor olsun. Beyaz zemin dağıldıkça derlesin toplasın usul usul...
Seyirciyi oyunun dört tarafına da konumlandırabiliriz, kapı sorunu o şekilde de çözülebilir dendi ama sonra bu oyunun seyirciyle çok iletişime geçen bir yapısının olmadığını bu nedenle de seyirciyi tek bir alanda toplayıp oyun alanını ondan uzakta tutmanın daha iyi olacağını konuştuk.
Dekor için Saim önce beyaz, soğuk bir dokusu olan (mesela ikeanın "lack" sehbalarının dokusunda) oturaklar ve bi masa yaptırsak dedi. "Sıradan bir ev hissi versin, tüm yeni evlilerin mobilyalarının rengi de beyazken.." Orkun da "hepimizin evi gibi olsa" dedi, Saim de "sıradan durması için de bir tasarım gerekiyor sanki" dedi. Sonra, sahip olanın çok tarz olduğunu düşündüğü ama aslında çok sıradan olan "mudo mobilyaları" gibi eşyalar olsun dedik.
Nora'nın evden çıkışı da beyaz zeminden dışarı adım atmasıyla oluyor haliyle. "Burası baya uzun olsun" der Saim, Nora çıksın, dolaşsın dolaşsın.. 2-3 dakika belki..
Aklımda bunlar kalmış..
Görüşmek üzere...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder