26 Kasım 2014 Çarşamba

Nora:Bir Bebek Evi-1

Bu akşam (25 Kasım), yine Oyunbaz'un Şişli'deki deposunda buluştuk. Provada Orkun, Şebnem, Duygu, Merve, Sercan, Saim vardı. Depoda kaloriferler yanıyor.. Depo iyi...

Mike Alfreds'in Different Every Night kitabındaki yöntemi anlamaya çalıştık, daha doğrusu Saim anlattı. Baştan sona yöntemi ilk kez deneyeceğiz.

-Karakterin üstün isteğini belirleme/bulma/keşfetme. Aslında üstün isteği oyunun sonunda keşfetmiş olacağız. Ancak isteksiz de başlayamayız. O yüzden bize en makul gelen üstün istekle çalışmaya başlıyoruz, bir varsayımla aslında. Metnin sonunda bu varsayım doğru da çıkabilir, değişebilir de.

- Üstün istek oyunun sonunda / ortasında başarıya ulaşabilir ve başka bir istek başlayabilir. Başarısızlığa uğrar istek değişebililir. Ya da ilk istek ve ikincisini kapsayan daha üst bir istek keşfedilebilir. Bu ve bunun gibi ihtimaller mümkün. Şunu demek istiyoruz; karakterler genellikle başladıkları istekle bitirmezler oyunu.

-Sözler bir oyuncunun ayağına dolanan yüklerdir, eylemlerimi bilirsem sözlerin boyunduruğundan kurtulabilirim. Başka bir deyişle, sözler de eylemdir aslında. Biz oyun okurken genelde bunu unuturuz. Sözün altında yatan eylemi değil de sözü düşündüğümüzde nasıl tonlayacağımız / renklendireceğimiz sorunlarıyla boğuşmaya başlarız ki bunlar karaktere ait olmayan problemlerdir. Oyuncu karakteri anlamaktan gittikçe uzaklaşır. Çok yetenekliyse etkileyici konuşan bir oyuncu görürüz, değilse basmakalıp klişelere boğulmuş bir oyuncu. Her iki durumda da gördüğümüz karakter değil oyuncudur. Oysa oyuncu seyirci ile karakterin arasından görünmemelidir bize.

-Üstün istek belli, o sahnedeki istek belli, o cümledeki istek belli, koşullarım belli, eylem belli, bu durumda o cümleyi söylerken ortaya bir fiil çıkıyor; "meydan okumak", "itmek", "kendine çekmek" vesaire.. Bunu tutarsak, her oyunda farklı şekilde meydan okuyabilir, itebilir ya da kendime çekebiliriz. Hem tekrar sorunu ortadan kalkar, hem de hareket ezberlemek durumunda kalmam. Eylem. (Different Every Night).

-Üstün isteğe ulaşmak için izlediği yol var bir de, yani karakterin üstün isteğine nasıl ulaştığı. Örneğin Krogstad'ın üstün isteği "saygınlığını yeniden kazanmak" olsun, bunun için "bankanın müdürü olmak" yolunu seçebilir. Bu da karakter için belirleyici. Başka bir örnek Martı'dan Nina için verilebilir. Anlam dolu bir hayata sahip olmak ister, bu isteğe ulaşmak için oyuncu olmayı seçer.

-Herkesin bir isteği vardır. Herkes bir şey ister. "Kimse bana dokunmasın" da bir istektir.

-Duygu durumları oyuncuyu oynatmaz, istek oynatır. Ben bir eylemi gerçekleştiririm, 'duygu' (emotion) bu durumda bende belirendir, onu eylemim sonrasında hissederim (feel) ama o duyguyu oynayamam. Duygu bende olur, belirir. Onu çağıramam.

-Bir dahaki çalışmaya herkes dört liste hazırlayacak: 1)karakter hakkındaki gerçekler (facts), bunlar sadece metinden bulunabilecek şeyler olacak, yorum/çıkarım değil. 2) karakterin kendisi hakkında söyledikleri. 3)karakterin başkaları hakkında söyledikleri. 4)başkalarının karakter hakkında söyledikleri. Her biri için metni tekrar okumak iyi olur dedik..

-Herkes oynayacağı karakterin üstün isteğine dair bir varsayımla gelecek.

-Laban Efforts hakkında konuştuk. Karakterin yer çekimiyle ilişkisi hafif mi ağır mı (light/strong), mekanla ilişkisi direkt mi esnek mi (direct/flexible), zamanla ilişkisi doğrudan mı kesikli mi (sustained/broken). Bunlar sonucunda tek bir fiil geliyor (slash/floating/gliding/pressing gibi), buradan karakterin fiziksel yönelimleri ve ağırlık merkezi hakkında bir fikir edinebiliriz.

-Prova Perşembe,20.00, Saim'in evi..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder